Ana içeriğe atla

Hoşgeldim, hoşgeldiniz.


    
İnsan bu çağda ne aradığını, neyle karşılacağını, nasıl yaşayamak istediğini tam olarak bilemiyor, bilmek istiyor ancak gerçekler tatlı da olsa acı da olsa yüzleşmekten korkuyor. 

    Sahi neden iyi kötü şeylerle yüzleşmekten korkarız. Tam anlamıyla gerçek benliğimiz nedir ? Hatta karşılaştığımız durumlarda bazen nasıl tepki vermemiz gerektiğini de bilemiyoruz. 


    Çevremizde bir çok insan tam olarak nelerden hoşlandığını, nasıl mutlu olmak istediğini bilmiyor. Hep hayattan beklentiye giriyor, daha çok para, daha çok özgürlük, daha çok sevilmek. Olmayanı hayal ediyor,  bulunduğumuz durumdan zevk almak yerine hep ileriye dönük hayaller kurarak anı kaçırıyoruz. Bu sebeple kendimizi sorgulamaktan da çekiniyoruz. 


İşte bu blog da böyle doğdu: birikmiş duyguların, yaşanmışlıkların, sorgulamaların ve bazen de sadece bir iç çekişin sonucu.


Kendimi tanıtarak başlayayım. 40 yaşındayım. Hayatım boyunca bir çok rolün içerisinde buldum kendimi.  Evlat, kadın, sevgili, dost, arkadaş.... Her birinde ayrı ayrı öğrendim, yanıldım, ağladım,  mutlu oldum, güldüm, eğlendim. Şimdi ise duygularımı paylaşmak istiyorum, bildiğim tanıdığım insanlarla değil sizlerle. Çünkü biliyorum ki hiç tanımadığın insanlara belki ışık, belki de aynı yaşantıya sahip dost kazanabilirsin.


Bu blog; içtenliklerle yazılmış satırlarla dolacak, 40 yaşıma kadar nasıl bir hayatta yaşadım, aslında şu anki konumumdan aşağıda ya da yukarıda olsam nasıl bir duygu durumunda olurdum, bunları birlikte sorgulayacağız. Dertleşeceğiz, güleceğiz, birlikte gezip bazen de birlikte düşüneceğiz. 

Çünkü biz birlikte ulaşamadığımız mutluluğa ulaşmış olacağız.  





Yorumlar

  1. Eline yüreğine sağlık, harika olmuş

    YanıtlaSil
  2. sizi okumak çok keyifli olacak. :)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İnsan, insanoğlu, yaşanmışlıklar, hayata bakış açısı

      İnsanoğlu ne garip!   Seninle aynı hayatı yaşamayan, senin hayata baktığın pencereden bakmayan insanların seni eleştirmesi ve garip biriymişsin gibi bakması garip.     Bir arkadaşım "hayatta başkalarının sana yaptığı çoğu eylem, çoğu insan affedilebilir" dedi. Bu cümle üzerine düşündüm.      Mevlana'nın bir cümlesi geldi o an aklıma. Mevlana : “Benim hayatımı yargılamadan önce benim ayakkabılarımı giy ve benim geçtiğim yollardan, sokaklardan geç. Benim takıldığım taşlara takıl, yeniden ayağa kalk ve aynı yolu tekrar git, benim gittiğim gibi ama, o zaman beni yargılayabilirsin.” der.        Sahi insan neyi affedemez?    Herkesin affedemediği kişiler ve olgular vardır. Ve herkes gibi benimde kırmızı çizgimin olduğu konular var.    Senin için önemli olmayan olayı ben yaşadıysam ve bu benim kırmızı çizgim ise karşımdaki insanı affedemeyebilirim.    Hatta düşünüyorum da insan denilen varlığın...

1 Mayıs işçi bayramı - Antalya ili Konyaaltı ilçesi Beach Park

 Bugün 1 Mayıs işçi bayramı.                 Bir kesim bugün çalışırken bir kesim tatil yapıyor. Ben  ise tatil yapanlardanım. Şuan bu satırları Antalya ili Konyaaltı ilçesi Beachpark'tan yazıyorum.                   Yukarıdaki fotoğrafı da şimdi çektim. Hayatta en çok sevdiğim şeyler motor sürmek, kahve içmek, yazmak ve kitap okumak. . Tabi ki her zaman bu sevdiğim etkinlikleri yapmam mümkün olmuyor.  Yaşamak için aç kalmamamız, aç kalmamak içinde işimize sıkı sarılmamız gerekiyor. :o)                   Hava durumu bugün için %100 yağmur gösteriyordu, yolların kapanacağı hususunda ise uyarı geldi, ama gene de riske alıp motorumla sahile geldim, hava çok rüzgarlı olsa da sahilde bir kafede oturmayı seviyorum.               Eskiden olsa asla tek başıma dışarı çıkamaz,  ya...