Ana içeriğe atla

Kedi, Çip, Pasaport, Siyah Kedi, Cins Kedi, Scottish fold




           

            Nihayet çiplendik.... 

      Bu fotoğrafı paylaştığımda bir memur bana dedi ki "kedinin bile yeşil pasaportu var ben yok" :o)

     

            Size kızım Gece'den ve onunla yolumun nasıl kesiştiğinden bahsedeceğim. 

        Yeni emekli olan aynı iş yerinde çalıştığım bir ablamı bir süredir evinde ziyaret etme düşüncem vardı. O gün geldi çattı. 04.01.2025 günü bilemezdim  bu hayata birlikte yola devam edeceğim bu muhteşem kediyle karşılacağımı. 

          Scottish fold cins ve ırka sahip bir kedi. Birkaç saat oturacağımı sanırken sohbet o kadar koyuydu ki sabahladık. Bu arada Gece'nin hikayesini orada öğrendim. 3 aydır ablamın balkonunda yaşıyormuş, ya evden atmışlar ya da kaçmış. İlk geldiğinde cins kedi olduğu için ablam evine almış ancak kendi kedisi Paris hastalanmış, o yüzden balkonda bakmaya başlamış. 3 ay geçmiş ve kimseye sahiplendirememiş. O gün sabaha kadar oturma esnasında hep Gece'nin davranışlarını gözlemledim. Hatta birkaç defa bebek gibi kucağıma yatırdım ve ses etmeden kucağımda yatıyordu. O gece karar verdim onunla yaşamaya. Halbuki bir kediye bakabilecek kadar evde kalmıyordum. Gündüzleri çalışıyor senede birkaç defa da il dışına çıkıyordum. 

        Sabah oldu ve geceyi emanet aldığım kedi çantasına koydum ve motor kullandığım için ayağımı koyduğum yere yerleştirdim. Motoru çalıştırdığım esnada çantanın kapağını tam kapatamadığımızdan kaçtı. Çok üzüldüm. Ablam bana illaki gelir ve seni ararım dedi. Bende elim boş şekilde eve gittim. Akşam olmuş ablam telefon açmış gecenin geldiğini ve arabayla kendisinin getireceğini belirtti.


                  Ertesi gün arkadaşımı çağırdım ve Gece'yi yıkadı. Normalde kediler tırmalar, ısırır, kaçar ama Gece çıkmayan sesiyle miyavlamaya çalıştı bir iki defa. Suyun ısısından mıdır bilinmez mayıştı. Neyse kuruladık, sonrasında aradan bir gün geçince veterinete götürdüm. Çipi olmadığını, 2 yaşında olduğunu öğrendim.  Düzenli olarak iç dış parazit, aşıları tüm tetkiklerini yaptırıyorum. Kurban bayramı bir ay sonra olduğu için 10 gün izin alıp memlekete gitme düşüncesine girdim. Otobüs firmalarını aradım, tek tek sayfalarını inceledim. Bir çok firmanın sayfasında kafeste olmak kaydıyla bagajda taşınacağı yazıyordu,  halbuki son kanunda bagajda  ve yanımızda taşınma hususunda  Karayolları Taşıma Yönetmeliğinde düzenlemeler geldi.  Firmaları aradığımda müşteri hizmetlerinde çalışanlar karnesi  ve kafesi olduğu takdirde yanımda yolculuk yapabileceği bilgisini verdi.  Hemen gidip pasaportu ve çipi konusunda gerekli yerde işlemleri yaptırdım. Bu arada Tarım ve Orman Bakanlığı 160 TL'ye bu işlemleri yapıyor . 
        Gece 4 aydır  benimle birlikte. Gece'nin birkaç özelliği beni mest ediyor. Tırmalama, ısırma, yaramazlık yapma huyu asla yok. Evime gelen misafirler olduğunda gidip misafierlerin yanına oturur. O kadar çok insan canlısıdır ki kediye dokunamayan insanlar bile tüylerinin yumuşaklığı ve Gece'nin karakterinden dolayı dokunabiliyor.

                Her ne kadar renginden dolayı çok eleştiriye maruz kalsam da nefes aldığımız sürece Gece'yi bırakmaya niyetim yok. İyiki hayatıma girdi. 

            Son olarak birlikte çekildiğimiz fotoğrafı da aşağıya bırakıp maşallahınızı almayı niyaz ediyoruz.




            

            


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Hoşgeldim, hoşgeldiniz.

     İnsan bu çağda ne aradığını, neyle karşılacağını, nasıl yaşayamak istediğini tam olarak bilemiyor, bilmek istiyor ancak gerçekler tatlı da olsa acı da olsa yüzleşmekten korkuyor.       Sahi neden iyi kötü şeylerle yüzleşmekten korkarız. Tam anlamıyla gerçek benliğimiz nedir ? Hatta karşılaştığımız durumlarda bazen nasıl tepki vermemiz gerektiğini de bilemiyoruz.       Çevremizde bir çok insan tam olarak nelerden hoşlandığını, nasıl mutlu olmak istediğini bilmiyor. Hep hayattan beklentiye giriyor, daha çok para, daha çok özgürlük, daha çok sevilmek. Olmayanı hayal ediyor,  bulunduğumuz durumdan zevk almak yerine hep ileriye dönük hayaller kurarak anı kaçırıyoruz. Bu sebeple kendimizi sorgulamaktan da çekiniyoruz.  İşte bu blog da böyle doğdu: birikmiş duyguların, yaşanmışlıkların, sorgulamaların ve bazen de sadece bir iç çekişin sonucu. Kendimi tanıtarak başlayayım. 40 yaşındayım. Hayatım boyunca bir çok rolün içerisin...

İnsan, insanoğlu, yaşanmışlıklar, hayata bakış açısı

      İnsanoğlu ne garip!   Seninle aynı hayatı yaşamayan, senin hayata baktığın pencereden bakmayan insanların seni eleştirmesi ve garip biriymişsin gibi bakması garip.     Bir arkadaşım "hayatta başkalarının sana yaptığı çoğu eylem, çoğu insan affedilebilir" dedi. Bu cümle üzerine düşündüm.      Mevlana'nın bir cümlesi geldi o an aklıma. Mevlana : “Benim hayatımı yargılamadan önce benim ayakkabılarımı giy ve benim geçtiğim yollardan, sokaklardan geç. Benim takıldığım taşlara takıl, yeniden ayağa kalk ve aynı yolu tekrar git, benim gittiğim gibi ama, o zaman beni yargılayabilirsin.” der.        Sahi insan neyi affedemez?    Herkesin affedemediği kişiler ve olgular vardır. Ve herkes gibi benimde kırmızı çizgimin olduğu konular var.    Senin için önemli olmayan olayı ben yaşadıysam ve bu benim kırmızı çizgim ise karşımdaki insanı affedemeyebilirim.    Hatta düşünüyorum da insan denilen varlığın...

1 Mayıs işçi bayramı - Antalya ili Konyaaltı ilçesi Beach Park

 Bugün 1 Mayıs işçi bayramı.                 Bir kesim bugün çalışırken bir kesim tatil yapıyor. Ben  ise tatil yapanlardanım. Şuan bu satırları Antalya ili Konyaaltı ilçesi Beachpark'tan yazıyorum.                   Yukarıdaki fotoğrafı da şimdi çektim. Hayatta en çok sevdiğim şeyler motor sürmek, kahve içmek, yazmak ve kitap okumak. . Tabi ki her zaman bu sevdiğim etkinlikleri yapmam mümkün olmuyor.  Yaşamak için aç kalmamamız, aç kalmamak içinde işimize sıkı sarılmamız gerekiyor. :o)                   Hava durumu bugün için %100 yağmur gösteriyordu, yolların kapanacağı hususunda ise uyarı geldi, ama gene de riske alıp motorumla sahile geldim, hava çok rüzgarlı olsa da sahilde bir kafede oturmayı seviyorum.               Eskiden olsa asla tek başıma dışarı çıkamaz,  ya...